Gazi'nin ağaç ve orman sevgisi
 

Atatürk'ün ağaç sevgisi de sonsuz, adeta bir aşk denecek kadar engindi.

Yaverlerinden Hasan Rıza Soyak, Orman Çiftliği'nde şimdi Hayvanat Bahçesi'nin bulunduğu kavaklı yolda giderken, birden arabayı durdurup iğde ağacı aradığını anlatır.

 

Ama kimse bu ağacı hatırlamaz. Çiftlikteki ıslahat ve inşaat sırasında kesildiği anlaşılan iğde ağacı, Atatürk'ü çok hüzünlendirir ve ihtarlarda bulunur. Çünkü Atatürk, o yeşilliğin hasretini bütün İstiklal Harbi süresince Anadolu'da çekmiştir.

1929 ilkbaharında vazo içinde kendisine sunulan badem çiçeğini görünce "Bahar gelmiş, ne güzel, fakat bu çiçekler meyve vermeden solacak, ne yazık" demiştir.

Atatürk, Balgat civarındaki Söğütözü mevkiini çok severdi. Küçük bir suyun aktığı

bu yerde (O'nun deyimi ile) bir koliba (kulübe) ve bir çardak yaptırılmaya başlandı. Ancak kulübenin yapılacağı yerde bulunan 20-30 adet söğüt ağacının kesilmesi gerekiyordu. Atatürk buna razı değildi.

 

Bu fidanların, inşaat alanının yakınlarına nakledilmesine bizzat kendisi nezaret etmiştir. Bu olayı da Hasan Rıza Soyak ayrıntılı şekilde anlatmıştır.

 

Çankaya'da yaverlik binasının tevsii sırasında kesilmesi zorunluluğu ile karşılaşılan bir ağaç için Atatürk'ün çok üzüldüğünü ve "Yazık, çok yazık..Bu iş, ağaca dokunmadan yapılamaz mıydı, sanki? Bana söyleseydiniz çaresini bulurdum..." dediğini gene Soyak anlatıyor.

 

Atatürk, 1934 yılında Kızılcahamam'a uğramış, çok beğendiği Soğuksu mevkiinde Temmuz ayının bir tam gününü geçirerek dinlenmiş, halkı huzuruna davet ve kabul ederek onlarla uzun uzun sohbet etmiştir. Bu ziyaretin anısı, o yerdeki kitabede yazılıdır.

 

Bu gezide sahip olduğu küçük bir orman sahasını, 3116 Sayılı Kanun'un amir hükümlerini de nazara alarak Kızılcahamam Belediyesi'ne hediye etmiştir.

Atatürk'ün yeşil ve orman hakkındaki şu sözlerini de hatırlatalım:

"Ormansız bir yurt vatan değildir."

"Yeşil görmeyen gözler, renk zevkinden mahrumdur."

Orman Çiftliği'nin kuruluşu sırasında, şimdi Marmara Oteli'nin bulunduğu tepede, çevresindekilere şu emri veriyordu:

"Burasını, öyle ağaçlandırınız ki kör bir insan ahi yeşillikler arasında olduğunu fark etsin."

 

Afet İnan, Hatıralar ve Belgeler adlı kitabında şunları da belirtiyor:

"Mustafa Kemal, bir sahil çocuğu olduğu için denizi çok severdi. Fakat son hastalık günlerinde hasret çektiği yer, bir çam ormanlığı olmuştur.

'Bana memleketimizin ormanlık güzel yerlerinden tanıdıklarını anlat... Arzum, yeşillik ve ağaçlık ve de yaz kış yeşil duran ağaçlar arasında olmaktır' diyen sesi hala kulaklarımda akisler yapıyor."

 

Atatürk, Orman Çiftliği'nin sadece tarlalarından istifade etmeyi hedef tutmamış aynı zamanda Ankara'yı ağaçlandırma işine buradan başlamıştır.

Kendi adını taşıyan Atatürk Bulvarı'na çam fidanları dikildiği vakit pek sevinmişti. "Bunlar tutarsa, Ankara'nın yaz kış yeşil duracak bir tabiat zenginliği olacak" demiş ve bu çamları Ankara'nın yeni devrinin bir sembolü gibi telakki etmişti.

 


 

 

Antalya Orman Bölge Müdürlüğü © 2007 | Edit by Antalya Bilgi İşlem Merkezi